Highest
Occupied Molecular Orbital (HOMO) ve Lowest Unoccupied
Molecular Orbital (LUMO) `in kisaltmalari. Kovalent bagli
bilesiklerde elektronlarin, atom orbitallerinin olusturdugu moleküler
orbitallerde bulundugu düsünülmektedir. Bu orbitallerin de her birinin
degisik enerjileri vardir. Bazi orbitaller dolu, bazilari da bostur, atom
orbitallerinde oldugu gibi. Yani, aslinda Hidrojen atomunun 2s, 3s, 3p gibi
atom orbitallerinin hepsi mevcuttur. Sadece dolu degildir o kadar. Buna
benzer olarak, moleküler orbitallerde de bos olan en düsük enerjili
moleküler orbitale LUMO, dolu olan en yüksek enerjili orbitale de
HOMO denilmektedir. Bir molekül elektron aliyorsa da bu LUMO`yu
dolduruyor ilk olarak. Tepkimelerde daha cok en yüksek enerjili elektronlar
yani HOMO elektronlari isin icinde oldugundan oldukca sik kullanilan
bir kavramlardir.
Molekül
Orbital Teorisi Nedir?
Öncelikle 2 tür
orbital kavramından bahsetmemiz gerekiyor:
I. Atomik Orbital:Atomlarda bulunan ve elektronun uzayın belirli
yerlerinde bulunabilme ihtimal yogunlugunu karesi ile ifade edebileceğimiz
matematiksel bir fonksiyondur. Psi ile simgelenir Örnek: s,p,d,f orbitalleri.
II. Molekül Orbitali :Bir molekül üzerinde tamamen dagılmış oldugu düşünülen
atomik orbitallerle aynı matematiksel özelliklere sahip olan matematiksel
fonksiyonlardır. Psi ile simgelenir. Örnek: sigma,pi,delta orbitalleri.
Molekül Orbital teorisine göre moleküller meydana gelirken, atomlar gerekli
bag mesafesinde birbirlerine yaklaştıklarında molekül oluşmadan önce
atomlarda bulunan atomik orbitaller karışarak moleküle ait orbitalleri
olusturular. Artık molekül oluştuktan sonra atomik orbitallerden
bahsedemeyiz.
Atomik orbitallerin karışması molekül orbital teorisinin temeli olup, uygun
simetri ve enerjide ancak molekül orbitallerini olusturabilirler. Molekül
Orbital diyagramları ise Atomik orbitallerin Molekül orbitallerini
oluşturmak üzere nasıl birleştikleri gösteren diyagramlardır.
İ.E. ve E.İ'nin
HOMO ve LUMO ile Hesaplanması
Bir molekül
oluştugu zaman meydana gelen molekül orbitalleri bize elektronların molekül
üzerindeki dağılımı hakkında cok fazla bilgi vermektedir. Ne var ki, tek
elektronlu sistemler (H gibi) dışında tam olarak çözümü mümkün olmayan
Schrödinger denklemi, bu moleküller için daha da karmaşık bir hal
almaktadır. Etan molekülü bile 18 elektronlu bir sistemdir.
Gaussian gibi programlarla belirli yaklaştırma metodları kullanılarak
moleküllerin en düşük enerjili halleri tahmin edilebilmekte ve elektron
dağılımı çıkarılabilmektedir. Elektron dağılımı iyonlaşma enerjisi ve
elektron ilgisi açısından oldukça önemlidir. Yani molekülden koparılacak
olan elektronun hangi orbitalden geleceği, bu orbitalin enerjisi ve hangi
ataomlar üzerinde olduğu. Örnegin, temel olarak flor gibi bir atomun
üzerinde yoğunlaşmış bir orbitalden elektron koparmak çok kolay
olmayacaktır. En yüksek enerjili molekül orbitali olan HOMO'daki
elektronlar, iyonlaşma esnasında ilk olarak kopacak olan elektronlardır ve
elektronun sonsuzdaki enerjisi sıfır ve molekülde iyonlaşmadan sonra orbital
düzeyinde çok fazla bir geri düzenleme (relaxation process) olmadıgı da
kabul edilirse, Iyonlasma enerjisi = - HOMO ve elekton ilgisi = - LUMO
oldugu görülür. Koopman'nın bu teorimi her ne kadar frozen(donmuş)
orbitaller modeline dayansa da IE ve EI hakkında elimizde herhangi bir
deneysel bulgu olmadığı zamanlarda özellikle teorik kimyacılar için çok
degerli bilgiler sunmaktadır.