Sadece
karbon ve hidrojenden oluşan bu bileşiğe hayran olmak için yapısını görmek
yeterli olsa gerek. Üç siklohekzan halkasının birleşerek oluşturduğu
trisiklik yapıda dört siklohekzan halkası mevcut. H-NMR'da tek pik
vermesinin sebebi 12 adet simetri elemanı olması.
1933 yılında Çekoslovakyalı Landa ve Machachaeck tarafından keşfedilen C10H16
molekülüne elmas'ın latince karşılığı olan adamantane ismi uygun görüldü.
Zira elmas ile adamantan arasında polimer-monomer ilişkisine benzer bir
uygunluk bulunmaktadır. Elmasın örgü yapısı içerisinden alınacak 10 karbon
adamantan yapısını oluşturabilmektedir.
Diğer karbohidratlara nazaran katı halde fcc (face centered cubic = yüzey
merkezli küp) yapısını oluşturması erime noktasının (269 oC)
yüksek olmasının sebebi olarak gösterilebilir. Oda sıcaklığında
süblimleşebilme özelliği de diğer hidrokarbonlardan ayırıcı bir özelliğidir.
Suda çözünmemesine karşın hidrokarbonlarda çözünür.
Simetrisinin yanında ilaç sanayiinde de kullanılıyor olması ününü bir hayli
artırmıştır.
Sitrik
asit
ing. Citric acid
Bilinen en popüler asitlerden olan sitrik asitin pH değeri 3,5'tur. IUPAC
ona 2-hydroxy 1,2,3-propan trikarboksil asit ismini koymuşsa da sitrik
asit bu isimle anılmayı sevmez. Halk arasında limon tuzuyla özdeşleşen
sitrik asitin yararları sofraya kattığı ekşilikle bitmiyor. En azından şu
sıralar bu asitle çok fazla uğraştığım için gönül rahatlığıyla çok yararlı
bir organik asittir diyebilirim. Altın nanoparçacıkları elde etmekte
kullanılmasını öğrenmemden beri labımın demirbaş malzemesi haline geldi.
Ben altın nanoparçacıkları eldesindeki detayları başka birgüne bırakıp
şimdilik sadece yapısını vermekle yetiniyorum.
Sitrik asit
Asitligi
düzenleyici olarak bir cok hazir gidada bulunmaktadir. Kodu -E
330`dur. Bir cok bisküvide, sunda bunda E 330 koduyla görmek mümkündür.
Sagliga zararli degildir.
# Triprotik bir asittir ve pKa degerleri yaklasik olarak 3, 4 ve 5 dir.
Aspirin
Öncelikle
bu mucizevi maddenin tarihinden bahsetmekte yarar var
Milattan önce 4.yüzyil civarinda yasayan Hipokrat (hipokrat
yemininin isim babasi) sögüt agacinin yapraklarini ve kabuklarini kullanarak
agrilari dindiriyordu. Aradan milenyumdan fazla bir süre gecmesi gerekti
sögüt agacindaki bu ilacin ne oldugunun anlasilmasi icin. 1828
yilinda Johann Büchner isimli Alman farmakolog aci bir tadi olan igne
seklince kritalleri olan bir maddeyi sögüt agacindan elde etti ve adini
salisin koydu. 1829`da ise Fransiz kimyager Henri Leroux ilk olarak saf
bir krital halinde elde etti salisini. 1838`de ise Italyan kimyager Raffaele
Piria ise salisinin karbohidrat ve aromatik bilesenlerini ayirip, aromatik
bilesenini yükseltgeyip elde ettigi renksiz igne seklindeki kristallere
salisilik asit ismini verdi.
Fakat salisilik asit midede oldukca direnc gösterdigi icin ilac olarak
kullanilamiyordu. Bunun icin farkli bir hale sokulmasi gerekiyordu bilesigin.
Ve bunu ilk olarak 1853`de Charles Frederic Gerhardt isimli Fransiz kimyager
salisilik asitin tuzu ile asit klorürü tepkimeye sokarak asetil salisilik
asit yani günümüzde bilinen ismiyle aspirini sentezleyerek gerceklestirdi.
Fakat yaptigi bu ürünü pazarlamak gibi bir düsüncesi olmadigi icin piyasaya
sürülmesi icin yaklasik 50 yil beklemesi gerekti aspirinin. 1899 yilinda
Bayer icin calisan Alman kimyager Felix Hoffman bunu Gerhardt`in yaptigi
aspirin ile babasinin romatizma agrilari üzerine denemeler yapip ardindan
basarili sonuclar alinca, Bayer`i ikna edip 6 Mart 1899 tarihinde
Aspirin ismini verip patentini alip piyasaya sürmeye basladilar.
Aspirin
isminin A`si asetil salisilik asitin a`sindan, spir`i ise spiraea ulmaria`dan
(sögüt agacinin latince ismi sanirim) gelmistir. in kismi ise ilac
isimlerinin sonunda kullilan bir ek.
Aspirin 1915 yilina kadar toz halinde satilirken, bu yildan sonra
tablet halinde piyasaya sürülmeye baslandi.
1948 yilinda Dr. Lawrance Craven aspirin kullaniminin kalp krizi
riskini azalttigini bulup, her gün bir aspirin icilmesini tavsiye edilmistir.
Ve her gecen gün aspirinin iyi geldigi rahatsizliklar bulunmaktadir. Ne
kadari dogru ne kadar yanlis bilemeyiz ama aspirinin ilaclar tarihinde
yikilmayacak bir yere sahip oldugu ve mucizevi ilac unvanini cok daha uzun
bir sure daha koruyacagi bir gercek.
Formaldehit
Bir karbon.
Sagina soluna birer hidrojen bagladik. Bir de cift bagli oksijen koyduk mu
oldu size formaldehit; resmi adiyla da metanal.
Su ile karisabilen bir sividir. Kadavralarin icinde bulundugu sividir ayrica
kendisi. Ama sulu cözeltisi kullaniliyor olsa gerek.
Kanserojendir. Elidor sampuanlarinda bulunur. Kullanmayin. Kendileri
yazdigim mektuba verdikleri cevapta, saglik bakanliginin yasal sinirlarinin
altinda kullandiklarini savunmuslardi ama ben sahsen ne kadar az da olsa
formaldehit iceren bir sampuanla o güzelim saclarimi yikamak istemem.
Sampuan almadan önce arkasina bakmanizi öneririm.
Paraformaldehit adinda polimer hali ((CH2O)n)vardir ki
kati kristal olarak bulunur.